SON DAKIKA HABERLERI


ANA SAYFA           GIZEMYA GAZETESI            EMLAK               ILETISIM

                               

    

     

 

AÇI FARKI

 

 

              

 

           ÇEVREMİZE SEVGİYLE BAKMAK

 

      Sevginin tohumları serpilip yeşermemişse çevrenizde, orada her şey kaba, gözlerinizin önünde olup bitenler acımasızca, insanları harcamak ve karalamak sıradan bir iş haline gelir.

     Her gün yatar kalkar “her şey eğitimle çözülür” deriz. Okullar çoğalır, okuyanların oranı yükselir, aynı oranda da bilgisizlik ve sevgisizlik egemen olur topluma… Bu işte bir terslik yok mu?

     İnsanlar, yalnızca paraya, mal mülk kazanmaya ve tüketime koşullandırıldığı için birbirleriyle iyi ilişkiler kurmayı, dost olmayı, doğayı sevmeyi, çevreyi korumayı akıllarından bile geçirmezler.

     Şöyle yürürken çevrenize bir bakın...

     Kaç kişi yollara tüküre tüküre gidiyor? Kaç kişi içtiği sigaranın izmaritini veya elinde buruşturduğu kağıdı pervasızca yere fırlatıyor? Deniz kenarında yiyip içtikten sonra elindeki poşeti denize, kalan yiyecek artıklarını ve sigara izmaritlerini de üzerinde oturduğu kumsala gömen birçok insan görürsünüz. Diplomalı veya diplomasız birçok insan, doğayı, çevresini, evreni, varlık nedenini algılayamadığı için, sorgulayamadığı için, daha doğrusu; insanlaşamadığı için çevresine ve yaşadığı dünyaya yabancı kaldığı için duyarsızdır. Duyarsız insan sevgiyi, aşkı yaşayamaz, yaşayan insanlara da engel olur. “Namus bekçileri” ve “hurafeciler” de, işte bu insanların arasından çıkar…

    Günümüz dünyasına egemen olan kapkaç kapitalizmi; her şeyi alınıp satılan, tüketilen bir anlayışa indirgedi. Yaşanılır bir dünyanın sevgi, şefkat, dostluk ve aşkla gerçekleşebileceğini  unuttuk.

    Şöyle bir geriye dönüp bakın… Gerçekten kendinizi yaşayabildiniz mi, kendiniz olabildiniz mi, yüreğinizin bir yerlerinde sakladığınız duygularınız, söyleyemedikleriniz var mı ? Yalansız, sevgiyle, dostlukla, hoşgörüyle bakmayı denediniz mi dünyaya, yaşama? Çevrenizde çoğunluğun ördüğü korku duvarını aşmayı denemiyorsanız, gençliğe, dostluğu ve sevgiyi yaşayanlara, doğaya veya insan aşkını yüreğinde duyumsayanlara engel olmayın…

 

“Ben nasıl yaşıyorsam, başkaları da öyle yaşasın” diyorsanız,

 

    Evinizden çıkmayın…

 

    Çünkü “SİZ KENDİNİZ VE TOPLUM İÇİN ÇOK TEHLİKELİSİNİZ!”