




Güzel şeyler duymak istiyoruz artık…
Gökçeada’mızla, Ülkemizle ve Dünya ile ilgili güzel şeyler…
İkinci el de olsa bizim için yeni olan bir geminin, kapağı varmış yokmuş ne önemi var.
Üstelik adı da Gökçeada 1… Güzel değil mi?
Ayrıca Gökçeada’mız kardeş olmuş bir Alman kentiyle…
Haberin en güzele bu değil mi?
Yurt dışında yaşayan Gökçeadalılar ve Gökçeada sevdalıları neden birbirinden habersiz, neden ilgisizler? Oysa iletişim içinde olabilsek, Adamızın tanıtımı için projeler üretebilsek güzel olmaz mı?
Güzel şeyler duymaya, güzel şeyler yaratmaya, güzellikler yaşatmaya ihtiyacımız var.
İnsanlarla, doğayla, tüm canlılarla ilgili güzel şeyler duymak istiyoruz. Bir kuşun, bir karıncanın kanadını dahi incitmemek varken, ülkemizde yaşanan çevre katliamı hayvan katliamı özellikle köpek katliamlarını duydukça içimiz burkuluyor, yüreğimiz kanıyor. Bu vahşetin sonu hiç mi gelmeyecek? Sevgiden, uygarlıktan, bilim ve teknolojiden uzak bir toplum nereye kadar ayakta durabilir. Avrupa ülkelerinin çoğunda bir tane bile sahipsiz kedi ya da köpek bulamazsınız. Bu uygarlığın ölçülerinden biri olsa gerek.
Her şeye dair güzel şeyler duymak istiyoruz. Manevi dünyamızı ancak böyle zenginleştirebiliriz. Savaş. Ölüm ve katliam değil, barış, kardeşlik ve huzur istiyoruz…
İnsanlık âleminin en öncelikli ihtiyacı bu olsa gerek; birçoğumuzun istediği ama hiçbir zaman gerçekleşmeyen güzel şeyler…
GÜZEL ŞEYLER